OLGU 260603Bel Ağrısı, Torakolomber Bileşke
Travma öyküsü yok
Ağrısı hareketle artıyor. İstirahatle rahatlıyor. Sabah tutukluğu yok. Entezit öyküsü yok.
DBKT - / -
Laseque - / -
Siyatik germe testi - /- FABER - / -
Motor defisiti yok
● LYM 3,36 x10^9/L (1,26 - 3,35 )
LYM % 44,8 % (20,0 - 41,6 )
● Biyokimya: normal
● CRP:4,1 ESH: 25
● D vit eksik (18μg/l )
● ANA: POZİTİF (1+)
● 6 LI ENA paneli : negatif
Lomber MRG: T12-L1 korpsularında ve diskte intansite değişimi.



SONUÇ VE YORUM
T12-L1 seviyesindeki disk aralığında daralma, uç plaklarda düzensizlik ve vertebra korpuslarında izlenen kemik iliği ödemi, klinikte enfeksiyöz spondilodiskit ile akut/şiddetli dejeneratif değişiklikleri (Modic Tip 1 reaksiyonu veya Andersson lezyonu) karşı karşıya getirir. Bu iki antiteyi ayırt etmek için radyolojik morfoloji, klinik tablo ve laboratuvar parametreleri bir arada değerlendirilmelidir.
Radyolojik olarak enfeksiyöz spondilodiskitte, T2 ve STIR serilerinde intervertebral disk içinde patolojik sıvı sinyali (hiperintensite) izlenir, uç plaklardaki kortikal hat erozyon ve harabiyet nedeniyle kesintiye uğrar, kontrastlı serilerde disk ve korpuslarda diffüz yoğun boyanma görülür ve çoğunlukla paravertebral veya epidural apse/flegmon oluşumu eşlik eder. Dejeneratif süreçlerde ise disk genellikle dehidre ve hipointenstir; uç plak sınırları düzensiz veya sklerotik olsa da kortikal hat bütünlüğünü büyük orde korur, kontrast tutulumu uç plaklara paralel lineer bir hatla sınırlı kalır ve yumuşak doku apsesi beklenmez. Ayrıca tomografide görülebilecek bir vakum fenomeni (disk içi gaz) güçlü bir dejenerasyon göstergesidir.
Klinik ve laboratuvar parametreleri ayırıcı tanıda en az görüntüleme kadar belirleyicidir. Spondilodiskitte istirahatle geçmeyen sürekli lokal ağrıya ateş, titreme, kilo kaybı gibi sistemik semptomlar ve geçirilmiş enfeksiyon/girişim öyküsü eşlik ederken; laboratuvarda CRP, sedimantasyon ve beyaz küre değerlerinde belirgin yükseklik saptanır. Dejeneratif süreçlerde ise ağrı mekanik karakterdedir, uzun süreli sabah tutukluğu görülse bile sistemik bulgu izlenmez ve en önemlisi inflamatuar belirteçler (CRP, ESR) tamamen normal veya sınırlarda kalır.
Kesin tanıya ulaşmak için mevcut incelemeler gri alandaysa kontrastlı spinal MRG ve kemik erozyonunu netleştirecek ince kesit tomografi istenir. Laboratuvarı normal olan şüpheli durumlarda optimal doz non-steroid antienflamatuar tedaviye (NSAİİ) alınacak klinik yanıt ve 4-6 hafta sonraki kontrol MRG'de ödemin gerilemesi dejeneratif tanısını kesinleştirir. Tüm bu non-invaziv yöntemlere rağmen enfeksiyon şüphesi dışlanamıyorsa, nihai ayırıcı tanı için BT eşliğinde iğne biyopsisine başvurularak histopatolojik ve mikrobiyolojik inceleme yapılır.
Tüm bu kriterlere dayanılarak mevcut hastada spondilodiskit düşünülmedi ve mevcut görüntünün ileri dejeneratif değişikliklere bağlı olduğu kanaatine varıldı. Konservatif tedavi önerildi.
Olguyu gönderen: Dr. Hatice Bodur